TARİHÇE

History of Kyokushinkaikan Karate

1923 – 1994

KYOKUSHİNKAİKAN KARATE TARİHÇESİ

Karate ve Kyokushin Karate sanat sporunun dünyada olan gerçek tarihi ve insan medeniyeti….

İnsan tarihi ve süreci içinde asırlardır insanoğlu silahlı ya da silahsız dövüşe gerek duymuştur. Dünyada   insanlar,yaşam boyu kendilerini korumak ve savunmak için dövüş sporları öğrenmeye yeltenmiş ve hayat boyu nesilden nesile geçerek ilim ve teknoloji araştırmaları gibi arkası bitmez buluşlar, teknikler,geliştirmişlerdir.

İnsanlar asırlardır araştırıp buldukları projeyi zaman içinde geliştirip, kaba kuvvet ve düzensiz tekniklerden arandırarak, insan mantığının kabul ettiği doğrultuda yeni buluşlara doğru yeltenmişlerdir

O tarihteki üstadlar, yeni projeler bulmak için kendi aralarında amansız bir mücadele başlatmışlardır.Dünyamızda, bu karate dövüşü ve savaş sanatlarıyla uğraşanların, faaliyetlerini yalnız ferdi değil, birlik ve beraberliği sağlayacak bir organizasyon çatısı altında yürüttükleri hepimizin malumudur.

Uzak doğu ülkelerinin üstadları, mantıklarına dayanarak insanoğlunun dövüş yapmak için kullandıkları el ve ayak darbelerini karate sanatı olarak telaffuz etmeye teknolojinin zayıf olduğu 1900’lü yıllarda başlamışlardı.

O yılların ileri gelen üstadları araştırmalarına çok yönlü, sağlıklı ve geniş bir tekniğe ulaşmaları için büyük bir şevkle çalışmalarına hız vermişlerdir.

SOSAİ  MAS. OYAMA ( 1931 )

  ÇOCUKLUĞU

Büyük Üstad   Ginchin   Funakoshi

(1868-1957)

Bu arada 1868 yılında okinava’da doğan üstadımız “GinchinFunakoshi” küçük yaşta karate savaş sanatına başlar.Üstadımız “Ginchin Funakoshi”, dönemin büyük hocalarının eğitimden geçtikten sonra, o dönemde katıldığı müsabakalarda, seminerlerde, dönemin dövüşçüleri arasında Okinava’nın en bilgili ve en çalışkan talebesi seçilir. O dönemde bu durumu farkeden Japonya Başbakanı Üstadımız Ginchin  Funakoshi’yi eğitim ve öğretim için oraya en yakın üniversiteye verir.Üstadımız üniversiteye başlar başlamaz hiç zaman kaybetmeden çeşitli teknikler, projeler ve bunlara benzer birçok projeyi geliştirir.

1917 yılından itibaren üstadımız geliştirdiği bu projeleri kısa zamanda dünyanın her yerine yaymayı başarır.

Dünya basını, Üstadımızın geliştirdiği teknikleri karate projesi olarak olumlu, sağlıklı ve insanoğluna son derece yararlı bir sanat olarak dünyaya tanıttı.Bu kültür hazinesinin, tüm insanlara yararlı bir sanat olduğu kanaatine vardılar

Ginchin  Funakoshi  üstadımızın karate çalışmalarına başladığı tarihten itibaren  88  yıllık yaşamı boyunca çalıştığı branşlar şunlardır:

Shotokan Karate, Goju-kai karate, Wado-kai Karate, Çin Kung-fu’su, Tai-Chi, Kempo Karate, Budo spor ve savaş sanatları üzerine çalışmıştır.,

Bu zaman dahilinde binlerce öğrenci sahibi olmuştur.Binlerce hoca yetiştirmiştir.Yetiştirmiş olduğu binlerce hocaların arasından çıkan ve emsali az bulunan değerli hoca  Masutatsu Oyama, hocasının ölümünden hemen sonra yukarıda saymış olduğumuz branşları, en güzel tekniklerini alarak bir branş haline getirerek sadeleştirmiştir.

Bu arada 1957 yılında büyük  üstad    Ginchin Funakoshi’nin  ölümüyle, öğrencisi olan Masutatsu Oyama, hocasının yerine yepyeni bir branş adıyla geçmiş oldu.  Masutatsu Oyama, kendine özel bu branşın adını   Kyokushinkaikan- Karate olarak tüm dünya birliklerine duyurmuştur.KyokushinKaikan Karate, ingilizce deyimiyle “The Strongest  karate İn The World”, türkçe anlamı ile, Dünyanın gelmiş geçmiş en düzenli ve en güçlü tekniğine sahip karate branşıdır. Anlamı taşımaktadır.

Sosai Mas. Oyama, 1923  yılında güney Kore’de doğdu. Doğduktan bir kaç yıl sonra ilk öğrenimini yapmak için Tokya’da yaşayan ablasının yanına ailesi tarafından gönderilir. Tokyo’da bir taraftan öğrenimini sürdürür, bir  taraftan da spor savaş sanatlarına (Karate’ye) çok meraklı olan Sosai Mas. Oyama  bu gibi dojolara kayıt olabilmek için araştırmalar yapar..Bir müddet sonra aradığını bulur, kaydını yaptırır ve aktif çalışmalarına devam eder.

İnsanlığın kaybettiği yer: Hiroşima

Dünyamıza şimdiye kadar gelmiş geçmiş en disiplinli, hakikat, güçlü ve nihai Karate KYOKUSHİN  branşıdır.

 

Sosai Mas. Oyama her ne kadar ailesi tarafından Japonya’ya gönderilsede doğduğu ana yurdu güney kore’yi terketmemişti.

1936  yılında  Sosai Mas. Oyama  ilk gitmiş olduğu Çin Kempo Karate okuluna kaydını yaptırır ve ilk iki yılını doldurur, Neticede aynı okuldan 1.Siyah kuşak yani 1.Dan’ı alır.

Sosai Mas. Oyama hemen ardından   1938 yılında Japonya’da Yamanashi Havayolları Okulu’nda çalışır.  Bir süre sonra üstaddan aldığı karate tekniklerini zaman içerisinde, hocasının olmadığı muayyen   günlerde Japon Gençliği’ne bizzat kendisi asistanlık ederek öğretmeye başlar.

1940  yıllarında  2.Dünya Savaşı esnasında   Sosai Mas. Oyama’nın  tek düşündüğü ve kafasını kurcaladığı olay karate’dir.Tek ideali başarmak, başarmak, başarmaktır.  Ne enteresan olaydır ki, 2.Dünya Savaşı’nın en sıcak anları yaşanırken bile onun tek düşündüğü karate sanatı’nı daha ileriye götürmek idi.

Hirosima’nın atom bombasından sonraki görünümü.

Sosai Mas. Oyama’nın dağda çalışmasından bir görünüm

 

 OYAMA’NIN HAYATI MÜCADELEYLE GEÇER

Sosai Mas. Oyama, bu düşünceler içerisinde başarılarına bir yenisini daha ekleyerek, 1940 yılında Takushoku üniversitesinden siyah kuşağın 2.Dan’ını almaya hak kazanmıştır.

1945 yılında savaştan dolayı harabeye dönmüş dünyamızda ve özellikle Amerika’nın Japonya’ya atmış olduğu atom bombalarından dolayı Japon halkı korkulu anlar yaşarken dahi Sosai Mas. Oyama kafasında tasarladığı Kyokushin-Karate araştırmalarına devam ediyordu.

Oyama  Tokyo şehrinin Suginami-Ku bölgesinde bulunan Eiwa-Karate-Do Teknik Enstitüsünde çalışmalarını sürdürür.Fakat bu enstitü altı ay sonra kapanır. Bunun üzerine Sosai Mas. Oyama 1946 yılında Tokyo’daki Waseda Üniversitesinin karate do araştırmalarını sürdürür.Özellikle ( Katana ) Kılıç Samurai silahşörleri hakkında daha sağlıklı bir kaynağa sahip olabilmek için, dönemin ünlü Samurai yazarlarından “EijiYoskikawa ve ShiroOzaki’ye gider ve onların derin bilgi kaynaklarından çok şey öğrenir.

Oyama, her nekadar hayatının büyük bir bölümünü dağlarda çalışarak geçirdiysede; Bu tür hafif çalışmalar onun için yeterli olmamıştır.Bu nedenle değişik bir uygulamayla Minobu dağına çalışmaya çıkar.Doğanın bu zor şartları altında tek başına çalışır.Bu tür dağ çalışmalarını birkaç kez tekrarlar.Bunlardan birinde Chiba’daki Kiyosumi dağında en uzun süre ile onsekiz ay kalmayı başarır.

Kyokushin-Karate camiası olarak bizim düşüncelerimize  göre; Kyokushin-Karate  bir spor olmaktan öte, bir uzak doğu dövüş sanatı olarak bütün dünyaca  da  bilinmektedir.

Bu itibarla kurallarımızın bazı maddelerine göre  vuran haklıdır .Özellikle  yasal bölgelere etkili vuruşlar yapıldığı taktirde yüksek puanımız olan ippon ( 1 puan )  verilir ve neticede vuran haklı olarak  kazanır.

Ülkemizde Budo savaş sanatları ve karate dövüş sanatları ile uğraşan bazı kişilerin, birbirlerine karşı zaman zaman hiç mi hiç saygılı olmadıkları gerçeği, gerek basın yolu ile gerekse toplantı ve seminerlerde görülmektedir.

İşte Kyokushin-Karate’nin gerçek  eğitimini ve  disiplinini gerçek  Kyokushin  hocalarından  ders  alan karateci yukarıda bahsettiğimiz  düzensizliğe ve saygısızlığa asla benzemeyecek kadar medeni ve dürüstür.

 

Bu nedenlerden dolayı en büyük hocamız olan   Oyama’nın   disiplini, katı kuralları ve dürüstlüğü neticesinde Kyokushin-Karate branşımız olağanüstü büyüdüğü ve bu sebeple dünyamızı yönetim kolaylığı açısından 13 bölgeye ayırmıştır.

Bizler Kyokushin-Karate Organizayonu olarak  bütün dünya insanlarıyla kültür, ahlak, terbiye ve medeniyetimizle kardeşiz, bir aileyiz ve törelerimizde hiçbir zaman saygısızlık yapılmasına asla müsaade etmeyiz.

Bu tür davranışlarımız ve disiplinimiz dahilinde kaldığımız müddetçe, hiç süphesizdir ki her vatandaş ailesine, devletine, bayrağına ve milletine faydası olacağı kanaatindeyiz.

1947  ve  1948 yıllarında, Japonya ve dünya savaşı esnasında Japonya’nın Kyoto şehrinde bir karate şampiyonası organize edilir.  Şehrin Maruyama  Gymnasium kapalı spor salonunda yapılan bu şampiyonada   Oyama  şampiyon olur.

Müsabakalar esnasında  Oyama’nın  ilginç ve seri tekniklerden oldukça etkilenen ve hayran kalan seyirciler “Balyoz adam” “Balyoz adam” diye Oyama’ya  tezaruhat yapıyorlardı.

Oyama’nın  azimli ve hünerli çalışmaları neticesinde katılmış turnuvada elde ettiği bu büyük başarısında; dağlarda zorlu şartlar altında yapmış olduğu ağır çalışmaların çok fonksiyonu olmuştur.  Oyama, ingilizce deyimiyle    “Train  More  Than You  Sleep”     Türkçe deyimiyle “Yattığından fazla çalış” tabirini  benimsemiş; İnançla, azimle ve bilinçli bir şekilde çalışarak kendisini başarıdan başarıya götürdüğünü halkın gözleri önünde ispatlamıştır.

 

Oyama’ya  göre Kyokushin-Karate yapan ve gerçek anlamda bir Kyokushin üstadı eli altında yetişen bir Karateka ( Karateci ),ahlakı, terbiyesi, medeniyeti ve halkla ilişkileri çok iyi olmakla beraber kendisine güven duymalıdır.

Kyokushin-Karate’ye yeni başlayan bir karateka     ( Karateci ) nın acemilik devresini geçmesi için; üye olduğu tarihten itibaren 1001 gün çalışması gerekir.

Üstadlık belgeleri alabilmek ve uluslararası bir karateci olabilmek için ise 10.000 gün çalışır üye olmak lazım gelir.

Bu çalışmaların neticesinde insan vücudunda Kyokushin-Karate’nin gerçek savaşçı ruhu ve gerçek cevheri oluşur.

1950 yılında  Oyama, Chiba’da bir mezbahanın kuruluş yılı dolayısıyla orada bulunduğu sırada insan oğlunu gücünü göstermek amacıyla güreşçi boğaların üzerinde boğa öldürme tekniğini uygulamıştır. Daha sonra değişik zamanlarda ve ülkelerde 47 güreşçi boğa ile dövüşmüş, hepsini yendiği gibi, 4 tanesini de boynuzunu ve kaburga kemiklerini kırmak suretiyle vermiş olduğu ağır darbeler neticesinde öldürmüştür.

Oyama, bu olağan üstü gücün vücudunda         bulunduğunu Kyokushin-Karate branşını kurarak bütün dünyaya kanıtlamıştır.

Bu olayın ardından Oyama, bütün dünya devletleri senatörlerinin ve dünya basınının takdir ve tebriklerini kazanmıştır.

1953  yılında Oyama  tekrar Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago şehrine gider.Ve orada bir kez daha güreşçi boğalar ile dövüşüp azgın boğanın boynuzunu bir el darbesi ile, kafasından uçurup, yere indirmeyi başarır.Bu olayı gören seyirciler adeta şok olmuştu.

Oyama 1954 yılında ABD’den yorgun argın döner ve ardından kısa bir süre için Japonya’ya döner.Hiç dinlenmeden, sağlığını hiçe sayarak, hayatını bile bile tehlikeye atarak çalışmalarına devam eder.Chiba’da bulunan Boso mıntıkasında 3 ay film için çalışır.

Aynı dönemlerde Oyama bugüne kadar elde ettiği bilgi ve birikimlerini karate projesini bir noktada birleştirerek bir okul açmaya karar verir.Tokyo ( Yanık adlı ) Mejiro’da ilk okulun açılışını gerçekleştirir.

Daha önceki günlerde ve yıllarda, gerek dağlarda gerekse çalıştığı ve eğittiği değerli ve sadık öğrencilerinden olan A. MİZUSHİMA ve A. YASUDA asistanlarını, açmış olduğu okulda görevlendirir.Bu okul, dünyamızın bir çok ülkesinin karate öğrenmek istiyen insanlarının uğrak yeri olmuştur. Aynı okulda, dünyada onbinlerce kişi Oyama’dan  faydalanmıştır.

1951 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Japonya’da bulunan askeri birliklerine; Zama kampları olarak bilinen; Fuchu, Taehivaha, Yokohama, Yokusuka, Yokuta ve Tokonozawa kentlerinde bulunan kamplarda, askeri amaçlı karate tekniği ve yakın dövüş sanatını Oyama bizzat çalıştırmıştır

1952’de  Chicago’da  kurulmuş bir karate organizasyonuna, Kyokushin-Karate branşına dövüşmesi için Japonya’da bulunan  Oyama’ya davetiye gönderilir.  Chicago’daki organizasyona Oyama’nın  yardımı; 11 ay boyunca ders verirken 32 gösteri ve buna benzer birçok sanat eserini,   7 kişi ile dövüşerek başarısıyla ispatlar.

 

1955  yılında ABD’den bir üst yetkilisi  Oyama’yı davet eder. Her zaman olduğu gibi bu davetiyeye de olumlu cevap verir. Amerika’ya gittiğinde bir ucundan bir ucuna kadar ders vermek için gider. Amerika’da ders verme faaliyetini  Kyokushin-Karate’nin gizemli ve kendine has olan tekniklerini bütün varlığı ile göstererek sürdürmüştür.  Oyama  o muhteşem ve nefes kesen gösterilerinden birisi ise elin keskin tarafı ile viski şişesini masanın üstünde durmuş iken bir vuruşta ikiye böler. Bu gösteride Oyama, kendisini seyderenleri büyülemişti.

Oyama, kendi branşı olan Kyokushin-Karate’yi kabul ettirmek için gerek Güney Amerika gerekse Avrupa’nın değişik branşlarından tanınmış en iyi dövüşcüleriyle dövüşmeye karar verir

Oyama Hırçın Bir Boğanın Gazabına Uğrar

    Ve Ciddi Yaralanır

1956 yılında Oyama Okinawa’dan başlayarak Güney Doğu Asya bölgesini kapsayacak bir yolculuğa koyulur.   Amaçları doğrultusunda gerçekleri ve yalnız gerçekleri öğrenmek için yüzlerce dövüş stillerden öğrendiği ve kafasına yerleştirdiği bilgi ve birikimlerde, büyük bir heyecanla Güney Doğu Asya’da Tokyo’ya dönmesiyle dünya tarihine geçecek küçük bir okulu daha, Rikkyo Üniversitesi’nin arkasındaki küçük bir stüdyoda   Oyoma Karate Okulu adıyla açar.Burada, yukarıda bahsedilen ve Güney Doğu Asya da değişik stillerden toparladığı bilgi ve birikimleri öğrencilerine vermeye devam eder.

Zaman içinde eğittiği ve gerçek asistanı olarak kabul edilen değerli öğrencilerinden K.Mizushima, E. Yasuda, M. İshibashi ve T. Minamimoto’yu açmış olduğu okullarda eğitim vermek üzere görevlendirir.

Kyokushinkaikan genel merkezi olacak ve Oyama’nın   idealindeki gerçek disiplin ve itibarı sağlayacak şekilde herhangi bir öğrencinin Oyama  okuluna kayıt olup çalışmalarına başladığı günden itibaren 1.000 gün çalışması neticesinde acemilik derecesinden üstadlık derecesine terfi edilmiş olur.

Üstadlık devresinde ise 10.000 çalışma gününü bitiren bir öğrencinin, bu neticede Kyokushinkai-Karate hayatı başlar.Bu çalışma programını

başarı ile bitiren bir öğrenci üstadlık belgelerini almayı hakeder.

1957 yılında Mas Oyama Karate Sanatı ve Kyokushinkai-Karate geleceği hakkında gösteri, tanıtma ve Kyokushinkai-Karate’nin kültürünü uluslararası alanda yaymak amacıyla çeşitli ülkelerde okullar açmaya yönelik çalışmalarını sürdürür.

Oyama çeşitli tarihlerde Avrupayı ve ABD’yi ziyaret eder.Fakat bir ziyaret, her zaman ki gibi başarılı bir ziyaret sayılmaz.Tabii ki, talih her zaman insanoğlunun yüzüne gülmüyor.İnsanoğlu ne oldum değil, ne olacağım demeli. Oyama’nın ABD’yi ziyaretinin amacı, gerek ABD gerekse Meksika ülkerlerinde güreşçi boğalar ile dövüşmektir. Her iki ülkede de amacına ulaşmıştır .Oyama’nın  amacı insanoğlunun hayal bile edemediği kaldı ki, yapmak bile mümkün görünmeyen olayları gerçek ve açık bir şekilde halkın önünde yapmaktı.

 

Önceki yıllarda gerçekleştirdiği gösteriler gibi başarılı geçeceğini düşünen  Oyama, beklediğinin tam aksine Meksika’da gerçekleştirdiği boğa güreşinde, güreştiği boğaya yenik düşer. Bu azgın ve uyanık boğa  Oyama’yı  çeşitli yerlerinden fevkalade ciddi yaralar verir.  Oyama güreşçi boğadan aldığı ciddi yaralardan dolayı altı ay hastanede yatar.

      O dönemlerde Japonya’daki okulunda çalışan ve çok sevdiği öğrencileri olan bay Yajima ve bay Matsui ye Üstadlık belgelerini verir r ve aynı şekilde hizmetlerine Oyama  okulunda devam ederler.

Sosai Mas. Oyama  ve

Kancho  Shokai   Matsui

1958 yılında  Oyama’nın  yazdığı ” Karate Nedir? ” adlı kitap basılır. Bu kitap Japonya’da karate branşlarının kitapları arasında en çok satış rekoru kıran kitap olmuştur.

        1958  yılında, yepyeni bir yıla girerken Oyama, bir yaş daha yaşlandığını hiç mi hiç aklına getirmezken, Kyokushin branşının bir ülkeye daha girdiği ve öğretildiği sevincini yaşıyordu. Oyama’nın  ismi, derin anlam, kişiliği ve benliği ile karate’ye adamış bir insan üstünlüğü olarak bilinmektedir.Branşımızın üstadı olan  Oyama’nın yardımı ile Kyokushin branşımızın dünyada ilk temsilcilik yeri  olan  Hawaii’de  Shihan  Bobby Lowe  tarafından açılır.  Japonya  Ulusu dışında,  yani  ABD’nin resmi olan çeşitli devlet kuruluşları, polis akademileri, Batı noktası adlı yerin Amfibi Komando Birliği yetkilileri tarafından, söz konusu olan birlikleri çalıştırmak, gösteri ve yakın dövüş muharebesi öğretmek için  Oyama’yı davet ederler.

ABD’nin çeşitli eyaletlerinde çeşitli zaman ve tarihlerde kaldığı süre içerisinde yukarıda bahsi geçen devlet kuruluşları tarafından Oyama’nın bütün masrafları karşılanır.

Sosai Mas. Oyama’nın  ilk öğrencilerinden olup ve şimdi ki Hawaii branş şefi Shihan Bobby  Lowe aynı zamanda İ.K.O. kumite üyesidir.

 

Oyama, yaşadığı  modern dünyamızda zaman içerisinde araştırıp edindiği ve öğrendiği bilgilerle ABD’ye davet edildiği o yıllarda söz konusu olan birlikleri kendi tekniği ile eğitmiştir.

Netice itibarı ile ABD’deki yetkililerin vardıkları kanaat şöyle olmuştur.                              Dünyamızın gelmiş geçmiş en gerçek tekniğine sahip olan  Oyama’nın  önderliğindeki Kyokushin-Karate’nin ta kendisidir. Modern dünyamızın çeşitli silahları olsa bile yakın muharebe olmadığı yerde hiç bir savaş kazanılmamıştır, denmiştir.Buda yukarıda bahsi geçen ABD’de resmi devlet birimlerine verdiği derslerden anlaşılmaktadır.

1959  yılında  Oyama’nın  akıl almaz düşünce ve kararları insanoğlunu hayrete düşürecek ve inanılması güç olan ( Ayı ) ile dövüşmesidir.    Fakat bu kararı  ABD ‘nin Hayvanları Koruma Derneği yöneticileri tarafından karşı protesto etmelerinde son anda Nokkaido şehrinde iptal edilir.

Aynı yıl Japonya dışında Hawaii’de Kyokushin-Karate Turnuvası düzenlenir ve  Oyama  bu turnuvaya baş hakem olarak davet edilir.   Bu turnuva esnasında her zaman olduğu gibi hünerlerini ortaya koyar. Kyokushin-Karate branşımızın   Oyama’ya  has olan okulun yöneticileri tarafından  gösteri yaparlar ve ardından Japonya’da  Khinomiya Chiba’da yaz çalışma kampı yedi gün olarak   gerçekleştirilir.

Bu kampta gece gündüz dersler arası mola olarak yalnız ve yalnız bir saat zaman verilir.Bu yaz okulu olayı kısa bir zaman da bütün dünyaya yayılır ve büyük ilgi görür.Bugün Kyokushin-Karate  bütün dünya ülkelerinde çalışıldığı gibi, belli zaman ve dönemlerde yaz kampı, kış kampı şeklinde kamplar organize edilmektedir.

I.K.O. Kyokushin-Karate Japonya yaz kampından görüntüler.

1960 yılında her zaman olduğu gibi  Oyama tekrar  ABD’ye  ve değişik tarihlerde Avrupa’ya çeşitli toplantı ve seminerlere katılmak için davet edilir.

Bu arada 2.Hawaii Kyokushin-Karate Turnuvası 16 ülkeden 72 dövüşçünün katılımıyla gerçekleştirilir.

1961  yılında ABD’nin San Francisco şehrinde Oyama Karate Okulu açılır.            1961 yılının ortalarına doğru tekrar 3.Hawaii Kyokushin-Karate Turnuvası organize edilir.

Bu arada aynı günlerde Los Angeles Kyokushin-Karate Okulu açılır.Bu kadar kısa bir zamanda Kyokushin-Karate okulları açmak, turnuvalar organize  etmekten ciddi bir yorgunluk hisseden Oyama, direncinin yorgunluğunun karşısında adeta yenik düştüğünü gizlemeye çalışıyordu.

Öte yandan, Japonya’ya dönen  Oyama   ilk etapta kendi Oyama Okulunda haftada 3 ders vermeye karar verir.  Böylece öğrencinin sağlığı açısından, bir gün çalışıp bir gün dinlenme günü olarak karar alır. Bu arada Kuzey Amerika açık turnuvası  ( Madison SquareBardens )  New York’ta organize edilir.Bu turnuvaya baş hakem olarak  Oyama  davet edilir.

Bu gerçek tarih yazı dizisinden anlaşılıyor ki, kilometrelerce uzaklıkta olan bir temsilci ile hocası arasında herhangi bir sorunla karşı karşıya kalındığı ve medeniyetsizliğin vuku bulunduğu görülmemiştir. İşte Kyokushin-Karate’nin disiplini, işte insan medeniyeti ve işte modern dünyamızın modern Kyokushin  Budo Karatesi.

1962  yılında  Oyama,  Avrupa ve ABD gibi ülkelerde yaşayan çeşitli branşların sporcuları ile tanışmak, dövüşmek ve kendi branşını kabul ettirmek üzere bu ülkelere gider.Bir müddet sonra

4.Hawaii Kyokushin-Karate Turnuvasına katılmak üzere bu ülkelerden ayrılır.Söz konusu olan turnuvasının neticesinde hiç zaman kaybetmeden Oyama, ülkesi olan Japonya’ya döner.      Okulunda çalışan  bir çok yabancı ülkelerden  gelip  karate öğrenem 20’ye yakın öğrencisinide 1.Siyah Kuşak ile onurlandırır.

1963  yılında  Oyama  tekrar Avrupa, ABD ve Afrika  Ülkelerini kapsayan  bir geziye çıkar.Oralarda, çeşitli bilgi kaynağını ve değişikliği görür.

Bunun üzerine büyük bir memnuniyetle temsilcilerini tebrik eder. Oyama, herşeyden emin bir şekilde uluslararası Kyokushin Temsilcilerine böylece tam not verir.

Oyama Japonya’ya döndüğünde müruru zamana uğramadan yardımcılarıyla bir toplantı yapar.

Bu toplantının içeriği ve sonuç itibariyle Kyokushinkaikan-Karate branşının genel merkezi Tokyo’nun İkebukuno şehrinde Honbu olarak kurar ve dünyaya bundan böyle seyyar bir organizasyon değil, merkezli bir Kyokushinkaikan-Karate ve kalıcı genel merkezini Honbu olarak dünya temsilcilerine müjdeler.Hemen ardından Amerika Birleşik Devletleri 2.Kyokushin-Karate Açık Turnuvası Hartford şehrinde organize edilir.

1964 yılında Maceracılar                                       ( MuayThai, Kick Boks ) yani bu yukarıda yazdığım branşın sahibi   Oyama’ya  tehdit savurur, meydan okur. Oyama  Bu olay üzerinde fevkalade durur. Hemen ardından okulunda yetiştirmiş olduğu öğrencilerinden üçünü seçip yanına alarak Tayland’a gider.Orada organize edilen turnuva neticesinde Tayland’lılar ve MuayThai, Kick Boks sahibini büyük bir hüsrana uğratılır.Bir branş sahibinin büyük konuşup meydan okuması elbette onu yanılgıya uğrattı. BöyleceTayland’lılara iyi bir ders verildi.            Bu olay dünya dövüş branşları arasında büyük bir ilgi ile izlendi.Değerli meslektaşlarım atalarımızın dediği gibi ” Başkalarının tokadını yemeyen kendi tokadını balyoz sanır. ” tabirini unutmamak gerekir, el elden üstündür. Bu maceranın ardından hemen eski Japonya BaşbakanlarındnaE.Sato Nobel ödülünü o dönemlerde alan insan   Kyokushin-Karate branşında yönetim kurulunda en önemli görevleri üstlenir ve Oyama  aynı tarihlerde Uluslararası Kyokushinkaikan genel direktörü olur.

Dolayısı ile  Uluslararası Kyokushinkaikan-Karate Organizasyonu resmen  Tokyo İkebukuro’da Honbu  yani Organizasyonumuzun genel merkezi kurulur.

ABD’den biri Gürcistan Devleti, Cumhuriyet Üniversitesi yetkililerinden ders, teknik, karate faaliyetini orada da öğretmeye gider ve bir ay boyunca orada kalır.

1965 ylındaOyama’nınkararı ile 320 yıl önce inşa edilen Magatoro Saitama dağında Mt.Mitsumine Manastırlarında kış kampı olarak organize edilir. Bu kamp sadece Kyokushin üst yetkilileri ve dünyadaki bütün temsilcilere katılma izni verilir.Gün doğup batışına kadar şu kısa bir zamanda Oyama Kyokushin-Karate geleceği hakkında çalışmalar yapar.

Ard arda çıkardığı çeşitli kitap ve kitapçıkları yazar.

Önceki yazı dizimizde adlarını verdiğimiz kitaplar ve bu yazı dizimizin sonunda değişik yıllarda ve zamanda basılan Oyama kitaplarının adlarını vereceğiz.Örneğin  : 1965 yılında yazdığı  ( This is Karate ) Karate Budur, adlı kitabı 300 yapraktan, 20.000 Fotograf ve terim açıklamalarıyla oluşan bu kitap çok değer kazandı.

Bu vesile ile Kyokushinkaikan-Karate bu kitap ile bir tarih olduğunu her zaman göstermektedir. Önümüzdeki yazı dizisinde Kyokushinkaikan-Karate tarihinde ard arda gelen ve heyecan dolu Oyama’nın  kararları doğrultusunda 100 kişi ile kimlerin dövüş yapıp başardığı ve Kyokushinkaikan-Karate tarihinin en ağır ve en anlamlı bu heyecan dolu yazı serüveni önümüzdeki yazıda devam edeceğiz.

1965 yılının ortalarında doğru  Oyama’nın   kararı doğrultusunda İngiltere’den Shihan Steve Arneil Japonya’da iken karate eğitimini bitirmek üzere ve 1.Siyah kuşağını alabilmesi için çeşitli sınavlardan geçtikten sonra 100 kişi ile kumite ( dövüş ) yapması lazım gelir.Böyle bir karar Oyama’nın   öğrencileri için almış olduğu kararların en ağırıydı.

Dolayısı ile Kyokushin Tarihinde 100 kişilik kumiteyi ve zorluğu ilk kazanan İngiltere’den Shihan Steve Arneilolmuştur.Kazanmanın neticesinde kendi ülkesi olan İngiltere’ye döner ve o ülkenin branş şeflik ünvanını elde etmiş olur.

Öte yandan  Oyama’nın  yetiştirdiği öğrencilerinden Bay K.Kurosaki ABD’nin New York şehrinde ders vermesi için gönderilir.

Bu arada “Dinamik Karate” adlı kitabı Japon Basını Japon Dergisi olarak yayınlar.Hemen ardından “Modern Karate” kitabı da yayınlamak üzere çalışmalara başlanır.O yıllarda böyle bir kitap ve dergi yayınlandıktan kısa bir süre sonra Japon Basını ve kamuoyu arasında büyük beğeni kazanır.   Oyama   Japonya’da öz kardeşi olan Ş.Oyama’yı  yetiştirdikten sonra Amerika Birleşik Devletlerine hem branş şefi ünvanıyla hem de ders vermesi için gönderir.

Kısa bir zaman sonra Amerika Birleşik Devletlerin’de Uluslararası    Kyokushin-Karate Organizasyonu adı altında bir Organizasyon tescil edilmiş olur.Takibeden günlerde de Güney Amerika Kyokushin-Karate Organizasyonu’da tescil edilmiş olur.

Oyama aktif çalışmaları doğrultusunda dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi büyük beğeni kazanır.Halk bu olayı benimsedikten sonra ünlü mankenler, devlet başkanları, senatörler ve çeşitli sinema aktörleri ve benzeri ünlüler hocamızdan ders alırlar.1966 yılının başında İngiltere’de SeanConnery 007 diğer adı James Bond Japonya’ya gider ve orada Oyama’dan ders alır.

 

Öte yandan ABD’de bulunan Oyama’nınkardeşi S.Oyamatekrar Japonya’ya çağrılır.Oyama’nınorganize ettiği 100 kişilik kumitede dövüşerek başarısını ispatlar.Yukarıda söz konusu olan İngiltere’den Bay Steve Arneil’den

sonra dünyada Kyokushin Tarihinde 100  kişilik kumiteyi başarıyla tamamlayan 2.kişi olur.

1967 yılında Bay K.Kato karate dersi vermek için Avusturalya’ya gönderilir ve aynı tarihte “Karate Hayatı” adlı Kitabı yayımlanır.

 Hollanda’dan

değerli hocam

Shihan  Loek Hollander

Sosai Mas. Oyama’nın ilk öğrencilerinden olup ve şimdi ki Hollanda branş şefi aynı zamanda tüm Avrupa ve Afrikada’dan sorumlu

 

Hollanda’dan Bay Loek Hollander, Japonya’da organize edilen 100 kişilik kumite ile dövüşüp kazandıktan sonra Hollanda branş şeflik ünvanını ve aynı zamanda Avrupa Ülkelerinin başkanlığını elde etmiş olur.   Bu arada Türkiye Kyokushin-Karate Branş şefi Sensei İlhan Yatkın’ıı da yetiştiren hoca da,

Bay Loek Hollander’dır

 

1967 yılından itibaren 12 yıl boyunca hem kendi ülkesi olan Hollanda’nın branş şefi hemde Avrupa Başkanı olarak görev yapar.Bugün1989 yılı itibariyle Avrupa Başkanlığından alınıp genel merkezi Tokyo’da bulunan “Dünya Kyokushin-Karate Birliği”nin Danışmanlığına getirilir.   Shihan  Loek Hollender halen danışmanlık ve Hollanda branş şefliği görevlerini sürdürmektedir.

 

1998 yılı itibariyle rütbesi 7.Dan Siyah kuşak sahibidir..

Oyama kişilik bakımından teknik gücü bakımından olağan üstü bir yapıya sahipti.

Dünya çapında binlerce, milyonlarca öğrenci yetiştirmiştir.Özellikle Japonya’da öz okulunda ona en yakın ve başarılı öğrencilerinden teker teker dünyanın bir çok ülkesine ders vermek için gönderir.

Bu hocaların tüm masraflarını ve sorumluluğunu Oyama ve organizasyonu üstlenmiştir.Böyle bir uygulama ve insan sevgisinin dünyada eşi ve benzerine günümüze kadar rastlanmamıştır.

 

1968 yılında S.Ogura’yı ders vermek için Brezilya’ya gönderir.Hayatın akışı iyi veya kötü geçmektedir.

Öte yandan gece gündüz demeden hiç usanmadan hem karateyi düşünür, hemde insanların ellerinde karate rehberi olsun diye Oyama 100’lerce kitap yazarlığını üstlenmiştir.

İyi bir karate üstadı  olduğu kadar, iyi bir karate yazarı da olduğunu kitaplarda ispatlamıştır. Kitaplarının bir taneside ” Hayat Hikayesi ve Dövüşerek Dünya’yı Dolaşmak” adlı kitabı Japonya’da basılır.

Bu tarihçemizde yukarıda yazmış olduğumuz kitapların, dergilerin adlarıyla dünyanın heryerinde satıldığı gibi henüz ismini vermediğimiz onlarca kitaplarıda önümüzdeki günlerde isimleri ile beraber vereceğiz.

Oyama her zaman olduğu gibi dünyadaki birliklerin ziyaretine başta ABD olmak üzere Hawaii, İngiltere, Avrupa ve Ürdün’e uzunca bir yolculuğa çıkar.Bu sefer ki Avrupa ziyaretinde 1968 yılında Avrupa’nın tüm branş şefleri Hollanda’nın Amsterdam şehrinde Oyama önderliğinde toplanır.

Görüşmeler neticesinde Avrupa’nın birliğini sağlamak üzere Avrupa        Kyokushin-Karate Organizasyonu adıyla bir çatı altında kurulmuş olur.

Bu uzunca ziyaretin son durağı Orta Doğu’nun bir

ülkesi olan Ürdün’ün o dönem ki kralı olan Hüseyin’e ders verir.

1968′ in son aylarında Avustural’ya başarısıyla Kyokushin-Karate’nin çok iyi bir işbirliği sağladığından bir çatı altına gelerek ” Avustural’ya Kyokushin-Karate Organizasyonu ” kurulur